Avrupa’nın kalbinde tam bir Osmanlı şehri Saraybosna. Hatta köprüleriyle, sebiliyle, camiileriyle yaşayan Osmanlı desem yanlış olmaz sanırım. 2. kez gittiğim 3 gün geçirdiğim bu güzel şehirde gerçekten çoğu zaman keyif alsam da, yine de hep bir hüzün oluyor. Saraybosna seyahati gerçekten bir tatil değil aslında gerçekle karşılaşma. 93-95 yıllarındaki abluka ve katliamın neticesinde öldürülen insanların hikayelerini dinliyorsun, duvarlardaki kurşun izlerini görüyorsun. Gerçekten acılarla dolu bir ülkede hüzünleniyorsun, sanki 1 gün önce savaşta ben de buradaymışım gibi hissettim. Zor bir seyahat oldu benim için. Gerek dinlediklerim gerekse gözlemlerimle geçmişe bir yolculuk yaptım Saraybosna’da. Bir de şöyle bir durum var. Geçmişte savaşları hep tarih kitabından dinlerdik ve bu savaşlar üzerinden yıllar geçmişti. Saraybosna ise benim yaşadığım dönemde. ben 8 10 yaşındayken benden 1500 km uzaklıkta acılar yaşanıyordu.. Bir kez daha nur içinde yatsın 400.000 kişi. Bizi affedin dünya sessiz kaldı diyerek başlıyorum hikayeme..

Bosna Hersek Hakkında Kısa Kısa

  • Bosna Hersek’te 3 farklı ırk var. Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplar. Bu 3 ırkın da kendi cumhurbaşkanları var. Her ay dönüşerek koltuğa oturuyorlar. Bosna-Hersek’i temsilen bir yere gideceklerinde de üçü birden gidermiş. Hatta konuştuğumuz bir Boşnak siz biriyle uğraşamıyorsunuz biz ne yapalım biz de 3 tane var dedi.
  • Toprak alanında Boşnaklar Bosna’nın %51’ine sahip. 4 milyon nüfusları var. Geri kalan kısımda ise Sırplar ağırlıklı olmak üzere Hırvatlar da var.
  • Bosna-Hersek bayrağı AB’yi temsil ediyor. Burada gerek din gerek ırk bakımından 3 farklı insan grubu olduğu için bayrağın kimseyi temsil etmemesi genel bir bayrak olması gerekiyor. Ayrıca milli marşında da söz yok. Bunun da amacı yine bir tarafa yorumlanmaması için.
  • Bosna-Hersek’in Adriyatik Denizine kıyısı sadece 23 km. Hırvatlar şuan da buna da göz koymuş durumda. Kendi iki kara parçasını köprü ile birleştirmek için bu denizi kapatmak istiyorlar. İş mahkemelik Ab’nin kararına kalmış artık.
  • KM kullanıyorlar. Kabaca hesapta 2017 kasım ayında 1 Euro = 2 KM = 4 TL
  • Şehirde araplar ciddi anlamda mülk satın alıyorlar. Hatta avm yatırımları yapıyorlar.
  • Genç nüfus kaçıyor buradan. Genellikle de tercihleri Almanya oluyormuş.  Bu sebeple hizmet sektöründen bir şeyler beklemeyin. Suratsız gelebilirler.
  • Sırpları genel olarak sevmiyorlar haklı olarak ama beraber yaşıyorlar. Saraybosna’ya 15 20 dakika araç yolculuğu mesafesinde Bosna-Hersek sınırları içinde Sırp yerleşimleri hala var.
  • Bosna-Hersek’e geldiysen turistk rotan Saraybosna, Mostar, Blagaj olmalı. Ayrıca bu güzergahta Titov Sığınağını da ziyaret edebilirsin.  Bu rota başkentin güneyi oluyor. İstersen Kuzeye doğru giderek Srebrenica’yı da ziyaret edebilirsin.

 

Saraybosna’ya İlk Adım

İstanbul’dan Saraybosna’ya 1,5 saat süren bir yolculukla ulaştım. Saraybosna Havalimanından direkt şehir merkezine gitmemenizi öneriyorum. Hemen çıkış kapısında bulunan taksicilerle pazarlık yaparak 15 – 20 Euro ödeyerek önce Tünel sonra Başçarşı’ya gitmenizi öneririm. Çünkü, şöyle bir durum var.Tünel müzesi havalimanının diğer tarafında. Şehir merkezinde daha sık gezeceğinizi düşünerek hazır havalimanı civarındayken burayı da aradan çıkartmak önemli diye düşünüyorum. Taksiciyle biz şöyle anlaştık mesela. Beni buradan Tünel Müzesine götür orada 30 dakika bekle beni sonra Başçarşı’ya bırak. Bu yolculuk için 15 veya 20 Euro istiyorlar. Eğer yok ben havalimanından direkt şehir merkezine gitmek istiyorum derseniz ise 10 Euro yeterlidir. Fazlasını vermeyin aman.

Tünel

Buranın adı umut tüneli. Çünkü Sırplar tüm çevreyi keskin nişancılarıyla doldurmuşken evini askerlere veren bir vatandaşın evinin zemininden bir tünel kazılıyor. Tünel havalimanı altından geçiyor. Açık arazi sürekli bombalandığı için 93 yılında kazılan bu tünelden giren insanlar 800 metre ötede diğer evden çıkıyor. Tamamen insan gücüyle kazılmış bir tünel. Yardımlar silahlar, erzaklar Saraybosna’ya buradan 2,5 yıl boyunca taşınmış. Tünelin birden fazla çıkışı var. Malzeme taşırken 800 civarı kişi hayatını kaybetmiş. 2,5 yıl boyunca  3 milyon insanın kullandığı bu tünelde bir gece içinde herkes 6 kere taşınma işi yapılırmış. Sonra ray sistemi yapılmış hatta. Hal böyle olunca da  daha kısa sürede yardımlar ulaşmış. En sonunda tünel bir metro sistemi gibi olmuş anlayacağınız. Buraya girerken 5 KM ödemeniz gerekiyor. Havalimanından sonra gelin dediğimde  cebinizde mark olmayacak tabi. Bu yüzden havalimanından döviz bozdurmanız gerek. Yoksa da taksiciden isteyin sonra taksiciye Euro ödeyin derim. Tünel Müzesi içinde eşyaların taşındığı materyaller ve bir de video odası mevcut. Tünelin de 800 metre kadar olmasa da 10 metre kadarına girebiliyorsunuz.

Saraybosna Sokakları

Saraybosna için Avrupa’nın Kudüs’u diyorlar.Şehir de bir mahallede 54 camii bulunuyor. Sarı Tepe olarak da bilinen Zuta Tabija isimli tepeden baktığınızda da şehirde ne kadar minare olduğunu göreceksiniz. Nehir kenarında giderken Konyalı Ahmet Usta’nın yerini göreceksiniz buraya geldiğinizde Konyalı’nın arka taraflar Başçarşı denen şehrin tarihi merkezi. Başçarşı’da dükkanlar resmen Osmanlı mimarisinde. Bu dükkanların kiralarının %50’si Gazi Begova Camii Medresesi öğrencilerine burs olarak gidiyor. Saraybosna’da geçireceğiniz bir günde mutlaka bu sokaklara karış karış girmenizi öneririm. Peki neler mi yapabilirsiniz ?

  • Inat Kuca evini görmelisiniz. Hikayesi şöyle, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde şuan kütüphane olarak kullanılan binanın yerinde olan evin sahibine bize burayı ver diyorlar. O da bu evin aynısını karşı kıyıya yapmazsanız vermem diye diretiyor. En sonunda ikna da ediyor ve evin aynısını karşı tarafa yaptırtıyor. Adını da Inat Kuca koyuyorlar evin. Kuca ev demek. Yani inat evi.
  • Gazi Begova Camii önünde bulunan çeşmeden su içerseniz rivayete göre Saraybosna’ya tekrar yolunuz düşermiş. İlk gittiğimde içmiştim. Tekrar geldim 🙂
  • Bu şehir hüzün şehri unutmayın. Sokaklarda kırmızı bir boya gibi bir şey görürseniz ona Saraybosna çiçekleri diyorlar efendim. Nedeni de zamanında oraya bomba düşmüş demektir. Orada ölen insanlar için de Saraybosna çiçekleri ismi verilir. Böyle anıyorlar şehitleri..
  • Sonsuz Ateş adında özel bir anıt var Saraybosna’da. Ferhadiye’nin başında yer alan Sonsuz Ateş (Vjecna Vatra), II. Dünya Savaşı’nda Saraybosna’nın kurtuluşu için dikilmiş bir anıt. Şehrin kurtuluşundan sonra 6 Nisan 1946’te açılan Sonsuz Ateş, II. Dünya Savaşı asker ve sivil kurbanların anısına yapılmış. Marshalla Tito Caddesi’nin köşesinde bulunan anıt, 2011’de bir grubun ateşli saldırısına uğrasa da çok fazla hasar görmeden kurtulmuş.
  • Başçarşı’ya yakın bir konumda bulunan Latin Köprüsü (Latinska ćuprija), 1.Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Avusturya Macaristan Prensi Arşidük Franz Ferdinand’ın suikaste uğradığı köprü. Milli Kütüphane’nin karşısında bulunan köprüye göz atmadan şehirden ayrılmayın. Saraybosnalı Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip, 28 Haziran 1914’te Saraybosna’yı ziyaret gelen Avusturya Macaristan İmparatorluğu veliaht Arşidükü Franz Ferdinand ve eşi Sofiya’yı öldürmüş ve Birinci Cihan Harbi’nin başlangıcına neden kıvılcımı ateşlemişti.
  • Saraybosna’da yeme içme kısmında sadece nakit çalışıyorlar. Kredi kartıyla alışverişi sadece hediyelik dükkanlarında yapabilirsiniz.
  • Şehrin tepelerinde mezarlıklar bulunuyor. Mezarlıkta bulunan herkesin ölüm yılı aynı maalesef. Saraybosna’da tepelerde gördüğünüz mezarlıklarda komutanlar ve askerler istirahat ediyor. Savaşta öldürülen siviller ise şehrin 30 km kadar dışında toplu mezarda yer alıyor. Aliya İzzetbegoviç’in mezarının da bulunduğu Alifakovac ise Sebil’e 10 dakika yürüme mesafesinde yer alıyor. Aliya’ya fatiha okuduğunuzda yaz aylarında yanında bekleyen asker hemen sol elini kaldırıyor. Sol elini neden kaldırdı diye düşünürseniz hemen söyleyeyim. Ben bu duaya şahidim anlamına geliyor. Aliya, vefat etmeden kısa süre önce kendisine bir anıt yapılmamasını istemiş, arkadaşlarının yanında olmak istemiş. Bu sebeple kendisinin br anıtı yoktur.
  • Başçarşı öyle bir yer ki gerçekten eski Osmanlı. Sokaklar meslek gruplarına göre ayarlanmış. Bakırcılar sokağı, börekçiler sokağı, demirciler sokağı hepsi bir arada.
  • 3 camii’de minareden çıplak sesle ezan okunuyor. Fatih, Çarşı, Begola Camiilerinde.
  • Srebrenisca Gallery adında bir müze var. Burada Srebrenisca’yı bir kez daha acıyla hatırlayabilirsiniz. 12 KM ücret ödeyerek burayı ziyaret etmenizi fotoğraf hikayelerini ve video sunumlarını izlemenizi öneririm. Müzeye girerken auto guide’da alabilirsiniz. Türkçe dil seçeneği de var. Bu arada unutmadan, içeride fotoğraf çekmek yasak. Çaktırmadan çekerim demeyin. Özel bir müze sonuçta.
  • Gazi Begova Camii önünde dikkat etmenizi öneririm. Binalar bir anda değişiyor. Bir taraf Osmanlı yapıları ile doluyken diğer taraf bir an da Macaristan-Avusturya döneminden kalma yapılarla doludur.
  • Saraybosna Avrupa’da tramvay seferinin ilk yapıldığı şehir.
  • Türkçe genel olarak biliyorlar. En kötü anlaşacağınız kadar. İçiniz rahat olsun bu konuda.
  • Terastan Başçarşı’yı izlemek isterim ama bir yandan da bir şeyler içeyim yahu derseniz Deluxe Hecco isimli otelin terasındaki cafeyi öneririm.
  • Zlatna Ribica ve Dzirlo isminde iki cafe önerim var kesinlikle öneririm. Buralarda çay kahve mutlaka denemelisin. Zlatna Ribica antika dükkanıyken, Dzirlo sahipleri güzel bir çay evi.
  • Crema Shop isimli bir tatlı mekanı var. Burada meşhur balkan tatlısı tiramisu denemeni öneririm.
  • Cevapcici buranın köftesi. Pek de meşhur. Pide, soğan ve köftenin birleşimiyle 100 200 300 gramlı seçeneklerle sunum yapıyorlar. Hodzic buranın en meşhurlarından. Fena değil.
  • Börek konusu ciddi mesele. Bosnia Burek isimli mekana gitmelisin. Burada geleneksel sunumuyla böreklerin tadına bakabilirsin.
  • Ayrıca bölgede yine soğanlı dolma, begova çorbası tadına da mutlaka bakmalısın.
  • Romantik bir akşam yemeği yiyelim sevdiğimle dersen ise Dveri aklınızda olsun.
  • Son önerim ise Pivnica HS isimli bira fabrikası. Akşam ne yapsam diye düşünenleri buraya alalım. Canlı müzik eşliğinde şık bir ortam. Fiyatlar da gayet iyi.
  • Konaklamalar 12 ile 100 Euro arasında değişiyor. ( Oda fiyatı )

Saraybosna Çevresinde Neler Var ?

Günlük 25-30 Euro’ya ekonomik araç kiralayarak kendinize bir rota oluşturabilirsiniz. Vaktiniz dar ise, güney rotasını öneririm sizlere. Vrole Bosne Milli Parkı, Titov Sığınağı, Poçitelj, Mostar ve Blagaj rotasında kendinize keşif dolu bir güzergah yapabilirsiniz. Bu yolculuğu çok hızlı olmak şartıyla ve güne erken başlamak suretiyle 1 günde zor da olsa tamamlayabilirsiniz. Ama vaktiniz varsa Mostar’da 1 gece konaklayın tadını çıkarın derim. Saraybosna’dan Mostar’a tek yön otobüs bilet ise 15 KM.

  • Mostar ( Saraybosna’ya 130 km, güney rotasında)
  • Blagaj ( Saraybosna’ya 150 km, güney rotasında)
  • Počitelj ( Saraybosna’ya 120 km, güney rotasında)
  • Titov Sığınağı ( Saraybosna’ya 70 km, güney rotasında)
  • Visoto Güneş Piramitleri ( Saraybosna’ya 30 km, batı rotasında)
  • Srebrensica ( Saraybosna’ya 130 km , kuzey rotasında)
  • Vrole Bosne ( Saraybosna’ya 15 km, güney rotasında)

Mostar
Köprü 6 ay boyunca bombalamaya maruz kalıyor. Defalarca bombalandı. Hatta son vuruşu yaparken kendi tv ekranlarına son vuruşu yapıyoruz çekin diyor Hırvatlar. Ve ne yazık ki bunu yapıyolar. Köprünün yıkılması Osmanlı hatırası olması açısından son derece üzmüştü bir çok kişiyi. Özellikle de Türkleri. Köprünün yenisi ise yine Türkler tarafından inşaa ediliyor. 427 yıl kullanılan köprü 1993 yılında Hırvatlar tarafından yıkıldıktan sonra 2004 yılında tekrar yapılıyor ve 2005 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan ediliyor. Hatta yapım sırasında eski köprünün taşları kullanılmak isteniyor fakat taşlar yapıya uygun olmayınca taşların analizi yapılıyor ve özüne uygun şekilde yine aynı taş ocaklarından taşlar alınıyor. Köprüde eski bir gelenek var bu arada. Köprüden atlamayana kız vermezlermiş eskiden. Günümüzde ise bu gelenek sadece şov amaçlı devam ediyor Redbull sponsorluğunda macera etkinlikleri yapılıyor.

Blagaj

Burası Müslümanlığı seçene Boşnaklar için son derece önemli bir nokta. Uzun yıllar savaş ve karmaşa içinde yaşamış halk burada islama sığınıyor. Derviş tekkesinde bulunan zikirler haftada 3 kez yapılırmış. Su kaynağı dibine kurulan bir konakta yıllarca dini toplantılar yapılmış. 7 defa restorasyon gören konak günümüzde müze olarak kullanılıyor. Çevresinde de çok güzel restoranlar bulunuyor. Mostar’a kadar geldiyseniz kesinlikle buraya uğramalısınız boş geçmeyin. Ayrıca bu pınar Avrupa’nın en çok su üreten pınarı. Mostar’dan 20 km uzaklıkta.

Počitelj

Evliya Çelebinin dediği gibi. Küçük ama sağlam bir yapı burası. Her şeyin taştan yapıldığı bir köy. Surlar, sokaklar, evler. Her şeyin taştan olduğu bir Osmanlı şehri.

Titov Sığınağı

Eski Yugoslava lideri Titov’un nükleer saldırılardan korunmak için yaptırdığı bir sığınak. Konjic şehrinde yer alan sığınak günümüzde modern sanat için kullanılıyor. 350 kişinin 6 ay boyunca  yardım almadan yaşayacağı bir mahzen. 24 ton atomun bile etkilemeyeceği, çok korunaklı bir yer. 93-95 yıllarında savaş döneminde tesadüfen bulunan bir sığınak. Günümüzde ziyarete açık.

Visoto Güneş Piramitleri

Burası çok ilginç. Eğer ispatlanırsa dünyanın seyri değişebilir. Saraybosna’ya 30 km uzaklıkta piramite benzeyen bir yeşil tepenin yamacında bir mağara bulunuyor bir gün. Sonra arkeologlar incelemeye alıyor. Yerin 1 metre altından alınan örneklerde büyük kayalıklara rastlanıyor. Fakat kayalıkların altıgen olduğu ve bir amaç için yapıldığı belli diyorlar. Her kayalık arasına da 29200 yaşında olan yapraklardan koymuşlar. Hal böyle olunca bu tepenin insan gücüyle yapıldığı tahmin ediliyor. Boşnak bilimadamlarının ısrarlı çalışmaları bakalım ne sonuç verecek.

Srebrenitsa

Temmuz 1995’de Yugoslavya iç savaşı sırasında Sırp ordusu, “Krivaya 95 Harekatı”nın bir parçası olarak Srebrenitsa’yı işgal etmiştir. Yaşanan bu olay bir işgal olarak kalmamış bir katliama dönüşmüştür. Çünkü Bosna – Hersek’in Srebrenitsa kentinde en az 8.372 kişi “Ratko Miladiç” komutasındaki ağır silahlı Sırp ordusu tarafından öldürülmüştür. Yapılan katliamda genç yaşlı demeden binlerce insan yaşamını yitirmiştir. Yapılan katliama Sırp ordusunun yanı sıra, Bosna-Sırp ordusunun “Akrepler” olarak bilinen özel birlikleri de katılmıştır. Ne Birleşmiş Milletler’in Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmesi ne de kentte bulunan 600 Hollanda Barış Gücü askeri katliama mani olamamıştır. Srebrenitsa olayı, II. Dünya Savaşından sonra Avrupa’da yapılan en büyük insan katliamı ve etnik soykırım olarak Dünya tarihine kazınmıştır.

Vrole Bosne

Vrole Bosne çok güzel bir tabiat parkı. Saraybosna’ya da pek yakın. Yeşiller içinde turlamak istiyorum derseniz aklınızda olsun. Başçarşı’da 3 numaralı tramvay ile 45 dakika süren bir yolculukla gidebilirsiniz. 1 fazla günüm var ne yapsam derseniz listenize ekleyin derim efendim.

Gelelim Maliyete

Bu tarz bilgiler yanıltıcı olabiliyor kişinin tarzına göre. Kabaca bir hesap yapalım hemen,

  • İstanbul-Saraybosna uçağı 300 -350 TL civarında
  • Konaklama gecelik, 12 ile 100 Euro arasında değişiyor. 40 50 Euro ödeyerek ortalama bir konaklama yapabilirsiniz.
  • Yeme içme çok ucuz. 15 20 TL’ye bir öğünü rahatlıkla geçirebilirsiniz. Yeme içme konusunda baya ucuz bir yer zaten.

Yorumlar