Muş’un Yokuşundan..

Doğu Anadolu gerçekten özel bir yer. Bu hevesle  Ford Kuga ile yola çıktım. Muş ve Bitlis’in güzelliklerini, tarihini, lezzetlerini yerinde gözlemledim. Ve bu güzide coğrafya beni yine şaşırtmadı. İnanılmaz güzel insanlarla tanıştım, çok güzel yerler gördüm, hatıralar edindim. 3 günlük seyahatte Muş ve Bitlis’te bakalım neler keşfettim. Hep beraber bir göz atalım mı ?

 

Muş

Muş merkez gerçekten küçük bir merkez. Eski adıyla İstasyon Caddesi, yeni adıyla Atatürk Caddesi şehrin en işlek merkezi .Tüm alışveriş noktaları ve cafeler burada. Muş’un merkezini yarım gün bile sürmeden bitirebilirsiniz ama çevresindeki güzellikler ise dillere destan durumda.

Muş merkezde görülebilecek yerler ise;

  • Murat Köprüsü: Efendim Muş’a geldiyseniz öncelikli olarak tarihi Murat Köprüsünü görmenizi öneririm. Özellikle yaz aylarında geldiyseniz, köprü civarındaki sedirlerde oturabilir, hem Murat Nehri’ni izleyebilir, hem de bu güzel manzarya karşı lezzetleri deneyimleyebilirsiniz.
  • Muş Kalesi: Muş merkezdedir. Kale şehrin en eski yerlerindendir. Kesin tarihi bilinmemekle birlikte Moğol istilasını müteakip 7. asır ortalarına doğru Hz. Osman zamanında bu çevre ile birlikte kalede savaşlara sahne olmuştur. Sonraları Ermeni Derebeyleri Bağdat’taki Abbasi Halifelerine tabi olarak bu çevrenin ve kalenin idaresi için memur kılınmışlardır. Muş Hicri 27 yılında Hz. Ömer döneminde Müslümanların eline geçince bu kale de tabi olarak Müslümanların eline geçmiştir. Uzun süren savaşlar üzerinde bulunan tarihi değerlerin yok olmasına sebep olmuştur.  Kalenin batı tarafında tahrip olmuş Arap Mezarlığı, Selçuklu mezarlığı ve Osmanlı mezarlığı karışık ve dağınık bir haldedir. Belediyece park olarak düzenlenmiştir. Günümüzce halkın başlıca piknik yerlerinden biridir.
    Hasbet Kalesi: Muş’un güneyindeki Kızıl Ziyaret Dağının doğu uzantısında bir yamaçtadır. Surları ve iki kulesi kısmen ayaktadır. Diğer kısımları tabii afetlerde yıkılmıştır. Kesin tarihi bilinmemekle birlikte, yapıda kullanılan malzeme ve sanat yapısı itibari ile Horasan harcı ile imar edilmiş ovaya hâkim karakol konumunda kendini göstermektedir. Eteklerinde bulunan Soğucak köyünde büyük ölçüde tahrip olan 2 adet gözetleme kulesi de mevcuttur.  Bir rivayete göre Büyük İskender Mısır’ı fethe giderken kendine bağlı Komutan Beatlis’e ( Bitlis) geri döndüğünde geri alamayacağı kudrette bir kale yapmasını istemiş. Emri alan Komutan Beatlis,   Büyük İskender’in Mısır’dan Dönüşüne kadar Bitlis Kalesini yapmış ve Büyük İskender’i emri doğrultusunda Muş Ovasına püskürtmüştür. Büyük İskender defalarca Bitlis’e saldırmış fakat her seferinde Muş Ovasına geri dönmek zorunda kalmıştır. Yine mağlubiyetle sonuçlanan bir saldırı sonucu Büyük İskender Muş Ovasında gece konaklarken, orduyu tedirgin eden bir atlı grubun varlığını görür ve bu savaşçılara hayran kalır. Savaşçıların ikamet ettiği Haspet Kalesine elçi göndererek görüşme talep eder. Kaledekiler bu talebi kabul ederek Büyük İskender’in yanına giderler.  Rivayete göre Büyük İskender hayran olduğu bu kişilere atfen “Siz kimsiniz ki,  dünyayı fethe çıkmış bir komutanın ordusunu rahatsız ediyorsunuz.”demiş. “Bizler Gur Beyleriyiz, sizler bizim topraklarımıza girmekle bizi rahatsız ettiniz” cevabını alır.  Bu arada Komutan Beatlis, Büyük İskender’e haber göndererek kaleyi teslim edeceğini bildirir.  Büyük İskender’in huzuruna çıkan Beatlis, hükümdarın “-Bu kaleyi neden baştan teslim etmedin ve ordumdan birçok askerin kırılmasına neden oldun ?” sorusuna  “- Hükümdarım siz bana buraya öyle bir kale yap ki dünyanın en güçlü hükümdarı ordusuyla gelse bile burayı alamasın diye emir ettiniz. Bende buraya güçlü ve sağlam bir kale yaptım. Siz de dünyanın en güçlü hükümdarı ve ordunuzda dünyanın en güçlü ordusu olduğu halde burayı ele geçiremediniz. Şimdi görevimi yerine getirdiğime inanarak kalenin anahtarlarını size teslim ediyorum.” der. Büyük İskender bunun üzerine komutanının bu cevabından çok memnun kalır ve onu affeder. Bir süre sonra da ordusuna Muş Ovasından çekilme emrini verir.
  • Ulu Camii : Moloz taştan tahminen 979 yılında yapılmış bir camii. 1966 yılında yıkılmış fakat 1968 yılında tekrar inşaa edilmiş. Hala aslına uygun şekilde şehrin en önemli camiilerinden biri olarak hizmet veren bir ibadethanedir.
  • Hacı Şeref Camii : 1307 tarihinde yapılmış bir camii. Muş’un en eski tarihi yapılarından birisi. Selçuklu döneminden kalma nadide bir eser gerçekten.
  • Hamurpet Gölü: Meşhur Muş Ovasının en güzel doğa harikalarından birisidir Hamurpet Göl’ü. Kaynak ve kar suları ile beslenen gölde sazan balıkları, ördek, kazları bol miktarda görebilirsiniz. Krater gölü olarak geçen Hamurpet, Muş halkının da en önem verdiği ve sık ziyaret ettiği yeşil alanlardan.
  • Muş özellikle ocak ve şubat aylarında metre yüksekliği bulan kar seviyesi nedeniyle fotoğrafçıların uğrak yeri. Benim bu sene ziyaretim de şansıma kar seviyesi düşük olsa da yine de keşif açısından son derece önemli bir tecrübe kazandım Muş’ta.

Peki Muş’ta Nerede Ne Yenir ?

  • Eywan: Muş’un en güzel yoğurtlu kebabını burada yiyebilirsin. Ayrıca tatlıları da fena değildir.
  • Şerafettin’in Yeri: Muş’un yerlisine sorduk. Check-in yaparken bile bulamayacağınız kadar yerel bir mekan. Kebabı gerçekten baya iyiydi.
  • Sinan’ın Yeri Kahvaltı Salonu: Tamamen yerel bir yer daha. Kahvehane gibi biraz. Sen oturursun dışarıdan ekmeğin gelir burada anne evi gibi ufak kaselerde seçtiğin kahvaltılıklar sunulur. Öyle kendine has bir yer.

Muş’un 2 Önemli Değeri ?

Muş Lalesi:  Muş lalesi her yıl nisan ayının son dönemleri ve mayıs ayının başında Muş ovasına güzel bir görüntü verir. Muş lalesinin ömrü sadece 15 gündür. Bu 15 gün içinde Muş lale festivalleri düzenlenir.

Muş Üzümü: Muş’un üzümü meşhurdur. Zamanında Muş ilinin sınırları içerisinde bulunan kasabalar en ünlü şarap yapım yerleri olduğunu biliyor muydunuz?

 

Ve Muş Türküsü/ Yemen Türküsü:

Burası Muş’tur yolu yokuştur

Giden gelmiyor acep nedendir

Sözlerinin geçtiği Yemen Türküsü’nün son kısmı çoğu sanatçı tarafından Huş ya da Hış olarak okunmaktadır. Bunun Yemen’de Huş yöresinden dolayı söylenildiği dile getiriliyor. Ancak Muş Valisi Ali Akan, bu konuyla ilgili yapmış olduğu araştırmalar sonucu; Birinci Dünya Savaşı için Yemen’e gönderilen askerlerin neredeyse tamamı Muş ilinde gönderildiği için bu türküde geçen Huş sözünün gerçeği Muş olduğu şeklinde açıklanmıştır.

Misafirlik..

Muş’ta bir eve çay daveti aldık. Fotoğraftaki berber Ebu Bekir davet etti gittik eve. Evde evin büyükleri biz hepberaber oturduk yere sohbetimizi ettik. Muş ne güzel yer intibasına bir tik de burada attım tabi. Ayrıca, Ebu Bekir’in elinde tuttuğu fotoğraf dedesi oluyor. 555 Ömer Er. Kore şehidi. Hatta bu yüzden Güney Kore devleti 2004 yılında vefa borcu nedeniyle aileyi Kore’de ağırlamışlar.