Bitlis’te 5 Minare Peşinde..

Bitlis ile ilgili gitmeden önce bildiğim tek şey türküsüydü. Şimdi ise bir çok fikrim var. Bitlis gerçekten keşfedilmemiş ve gelişime açık bir tarih.. Dilim döndüğünce anlatacağım sizlere de.

 

Tarihi 

Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan Bitlis, Van Gölü’nün batısındadır. İsmi Makedonya Kralı Büyük İskender’in, şehirdeki kaleyi yaptırttığı komutanlarından Bedlis’ten gelmektedir. Tarihsel yapıların ağırlıkta olduğu bir vadi içinde kurulduğundan “ Vadideki Güzel Şehir” diye anılır. Bitlis M.Ö.400 yıllarında Urartular’ın yerleşim alanıydı. M.Ö.11. yüzyıla kadar Urartular’ın yurdu olmaya devam eden ve 7. Yüzyıla kadar Asurlular’ın, 6. Yüzyıla kadar ise Medler’in yönetimi altında kalan Bitlis, daha sonra Pers Krallığının kurulması ile 2. Darius tarafından ele geçirilmiştir. M.Ö.4. yüzyılda Makedonya Kralı Büyük İskender’in yönetimi altına giren ve M.S.2. yüzyılda Doğu Roma İmparatoru Trayan tarafından ele geçirilen Bitlis, 7.Yüzyıla kadar Bizans yönetiminde kaldı.

Bitlis’ten..

Bitlis gerçekten beni inanılmaz şaşırtan ve tadı damakta kaldı denir ya öyle his veren bir şehir bana. Çok fazla görülecek yeri olduğunu düşünüyorum. Bu yüzdendir ki, 1,5 gün zor yetti bana. Gezmekten, fotoğraflamaktan keyif aldığım bir yerdi gerçekten. “Bitlis’te 5 minare” izinde geldiğim bu güzide şehirde lezzetlerinden, doğal sularına, tepelerine, Van Gölü kıyısına kadar bakalım neler gördüm neler ?

  • Tarihi Bitlis Merkezi : Bitlis’in evleri, camiileri ve kalesi meşhur. Yakın zamanda adını çok duyacağımızı düşündüğüm bu tarihi merkezde 1300’lü yıllara kadar tarihi olan evler var. Özellikle Bitlis Kalesi ve seyir terasından müthiş Bitlis manzarasını doyasıya izleyebilirsiniz.
  • Bitlis Kalesi : İl merkezindeki çarşının hemen dik yamacında yer alan Bitlis Kalesi M.Ö. 312 tarihinde Büyük İskender’in emri ile kumandanlarından Leys Bedlis tarafından inşa ettirilmiştir. Kale torakla dolu olduğu için içini gezmek mümkün değildir. Ancak tepede panoramik olağanüstü güzellikte bir manzara vardır.
  • Güroymak: Burayı bayadır araştırıyordum ve sonunda geldim. Öncelikle yolun bir kısmının Balçık olması Ford Kuga’yı gerçekten hiç korkutmadı. Burası mandaların temizlenmek için sıcak suya sokulduğu bir bölge. Mandalar burada hem rahatlıyor, hem temizleniyor. Neredeyse her haftasonu yapılan bu jest karşılığında hayvanların çok güzel tereyağı ve süt verildiği söyleniyor.

  • Nemrut Krater Gölü: Kış aylarında buraya çıkılamıyor. Yol tamamen karla kaplı olduğu için ulaşım zor sağlanıyor. Fakat kayak merkezine kadar gidebildim. Krater gölüne 8 km kala maalesef ilerleyemedim. Ama volkanik hareket nedeniyle oluşan ve Bitlis’in en önemli değerlerinden olan bu krater gölüne mutlaka gitmenizi öneririm. Özellikle gün batımını izlemek için gerçekten müthiş bir yer.
  • Tatvan: Van Gölü kıyısında çok güzel bir merkez gerçekten. Doğu’nun denizi derler Van Gölü için gerçekten öyle hissedersin. Sanki bir deniz kenarında oturuyorsun, sahilde yürüyor gibisin. Öyle güzel bir merkezdir Tatvan. Buradan ayrıca Van’a feribotla geçebilir. Akdamar Adasını da ziyaret edebilirsiniz.
  • Ahlat: Selçuklunun mezarlıkları burada. Bitlis’in derin geçmişini burada daha iyi anlayabiliyorsunuz. Ahlat içerisinde yer alan tarihi bölgede zamanında yerleşimin olduğu mağaraları ziyaret edebilir, sosyal statülerine göre uzunluğu olan 6000’den fazla mezarlığı ziyaret edebilirsiniz. Mezarlıklarda inanılmaz işçilikler var bunları inceleyebilirsiniz.
Bitlis Atasözleri
  • Büyük söyleme başan gelir,
  • Kırktan sonra mağara, hoş geldin bayram ağa,
  • Allah verince dingo bağından da verir,
  • Baba malı tez tükenir gerek evlat kazana,
  • Ayağıma yer edem, gör sana neler edem,
  • Kör gözden yaş, molla evinde aş,
  • Acem belayem, tokem kadayem,
  • Şipanem şilor, gelen gilor,
  • Nur yağınca tandıra girmiş,
  • Keçel derman bulsa öz başına sürer,
  • Eşek bizim eşek ama çülü değişmiş,
  • Görümüm geldi ölümüm geldi, beşiğim geldi tabutum geldi,
  • Bir lâf duyduğunda kulağın kar, dilin lâf et,
  • Az vardi acedan, bir de çıktı pacedan,
  • Jüjünün balesi jüjüye şirindir.

Bitlis Mutfağı

Büryan Kebabı Malzemeleri ve Yapılışı

Anadolu’nun bazı yerlerinde yapılan tandır kebabından çok farklı bir şekilde yapılan büryan için “Hevur” denilen erkek keçi eti tercih edilir, bulunmadığı taktirde erkek koyun eti kullanılır, kebabın yapılışında büyük bir rol oynayan tandırın ebatları şöyledir; Ham toprakta 2,5m derinliğinde bir çukur kazılır. Çukurun ağız genişliği 45cm , dip genişliği ise 125cm’dir. Büryancı piyasanın en nazik ve yağlı etinden birkaç gövde alır gövde dışındaki yağları kopmayacak şekilde kat kat bıçakla etten ayırarak sarkıtılır. Bu et iyice yıkandıktan sonra ince tuzla her tarafı iyice tuzlanır.

Gövdenin üst tarafına fazlaca tuz vurulur. Büryancılar etin durumuna göre ne kadar tuz vurulacağı konusunda ihtisas sahibidirler. Tandırda alevli ateş yanıp söndükten ve tavını aldıktan sonra madeni bir leğene bir miktar su konulup, çengeller takılarak tandırın dibine indirilir. Et gövdelerinin de üst tarafına çengeller takılarak tandırın ağzına bırakılan demir çubuktan sarkıtılır. Taş olan tandır kapağı kapatılarak etrafı kırmızı çamurla hava almayacak şekilde sıvanır.

Böylelikle et tandırın içerisinde hem pişer hem de suyun buharı ile yumuşar. Tandırın ağzı etin hususiyetine göre 45 dakika ile 1 saat arasındaki bir zamanda açılır ve yerine asılarak kebaplar servise çıkarılır. Bu sırada dikkatle bakıldığı zaman tuz eriğinin etin etrafında adeta bir kabuklaşma meydana getirdiği görülür. Büryanın sıcağı makbuldür. Bunu temin için büryancı uzun müddet sıcaklığını muhafaza eden tandıra soğuyan gövdeleri tandıra indirir ve servis için tandırdan sıcak gövdeleri çıkarır. Garnitür olarak yaygın bir şekilde yaş üzüm tercih edilir. Evlerde böyle bir kebap olanağı olmadığından, sadece büryancılardan temin edilir. Etteki besleyici maddelerin kaybolmamasından dolayı besin değeri oldukça yüksek bir yemek türüdür. Bitlis’in yöresel lezzetleri şöyle,

  • İçli Köfte
  • Şekalok Yemeği
  • Tutmanç Aşı
  • Çorti Köftesi
  • Büryan Kebabı
  • Katıklı Dolma
  • Gari Aşı
  • Ayran Aşı
  • Glorik
  • Gebol
  • Çireş Pancarı
  • Kengerli Pilav
  • Halim Aşı
  • Keşkek
  • Çorti Aşı
  • Keledoş

Nerede Ne Yenir ?

  • Azmi’nin Yeri : Büryan Bitlis’in mi Siirt’in mi hala bilmiyorum ama yediğim en iyi büryanlardan birisini burada yedim. Baya iyiydi gerçekten.
  • Muhittin Usta’nın Yeri: Bitlislilerin büryanı en çok yediği yerlerden birisi. Tavsiyeler burayı gösterdi.
  • Taht-ı Van: Bitlis’te kahve nerede içsem dersen Tatvan’ı öneririm. Burası gayet dinlendirici bir yer.

Bitlis’te 5 Minare Hikayesi..

 

Savaş sona erdi…

Kahraman Anadolu insanı düşmanın Anadoluyu teslim almasına izin vermedi…

Düşman Anadolu dan çekildi…

İşte beş minarenin hikayesi de işte burada başladı…

Bir baba ile oğlu savaş sonrasında tekrar memleketlerine Bitlis’e dönüyorlardı.Uzun bir yol gittikten sonra şehrin hemen yakınındaki Dideban Dağına vardılar.Şehir uzaktan harabeyi andırıyordu. Baba oğlunun şehre gitmesini ve yaşayan olup olmadığını kontrol etmesini istedi.Oğlu şehri kontrol edip dönerken uzaktan bağırmaya başlar:”Şehir de hiç kimse yok,sadece beş tane minare kalmış.”Bunu duyan baba tekrar umut ile döndüğü memleketinin bu haline dayanamaz ve ağıt yakmaya başlar…

Bitlis’te beş minare

Beri gel oğlan beri gel

Yüreğim dolu yare

Beri gel oğlan beri gel

isterem yanen gelem

Beri gel oğlan beri gel

Cebimde yok on pare

Beri gel oğlan beri gel

Tüfengim dolu saçma

Beri gel oğlan beri gel

Vururum benden kaçma

Beri gel oğlan beri gel

Doksan dokuz yarem var

Beri gel oğlan beri gel

Bir yare de sen açma

Beri gel oğlan beri gel

Bu arada bu 5 camii farklı camiiler. Şerefiye, Ulu, Meydan ve Gökmeydan Camii minareleri hala ayakta. 5.minare ise kayıp.